Anima
Anima Can sıkıntısını geçirecek bir olay arıyordu gözleri. Gördüğü şeyler sıradanlığın biraz olsun dışına çıksın ki yürüdüğü yokuşta zaman çabuk geçsin istiyordu. Fakat ne çare! Her zaman gittikleri marketten çıkmışlar, her zamanki yolu yürüyorlardı. Canının bu kadar sıkkın olmasını kendi kendine hızlıca değerlendirdi ve bunu biraz anlamsız buldu. Daha doğrusu, şımarıkça buldu. Küçük bir kız çocuğu değildi artık. Beklentilerini, bulunduğu koşula göre ayarlaması gerekiyordu. Çok mutsuz bir hayat yaşadığını, hiçbir şeyin istediği gibi gitmediğini söylemek haksızlık olurdu kaderine....